İETT Nostaljik Tramvay
Hikayeler

Asılma, depoya gider!

Bir gencin kendine İstanbullu diyebilmesi için hayatının bir döneminde muhakkak tramvayın arkasına asılması gerekirdi. Römork bağlamaya yarayan ve bir ayağın rahatça sığabileceği çıkıntılara basıp, kablo çıkışlarına tutunup, para ödemeden gidebilirdiniz. Aman biletçiye dikkat. Kızgın bir biletçi arka camı açıp tahta bilet kutusu ile vuracakmış gibi yapıp sizi korkutabilir. Yedi yaşlarında bir çocuk, bir gün tramvaya asılıyor, inemiyor, gidiyor, gidiyor ve bilmediği yerlere geliyor. Çocuğu bulana kadar ailesi perişan olmuştu. Kadıköy tarafındaki tramvaylara asılmak veya tramvaya atlamak imkânsızdı. Çünkü bunların sahanlıkları yoktu. Pardon, yazın kullanılan etrafı açık römorklarda sahanlık vardı. Bu asılma meselesi İstanbul argosuna da girmiş, ‘Asılma, depoya gider’ deyimi, kızları çok rahatsız eden delikanlıları uzaklaştırmakta kullanılırdı. Depo ise tramvay garajı. Biri Mecidiyeköy’de, biri Beşiktaş’ta, biri de Atikali’de olmak üzere, üç adet depo vardı İstanbul yakasında. Kadıköy tarafında ise depolar Bağlarbaşı’nda ve Kuşdili’nde. Tramvayla ilgili başka bir deyim ise ‘Kuyruğunu tramvay çiğnemiş’, yani fi yakası bozulmuş. Sıkça tekrarladığımız bir tekerleme var: “Açılın yoldan, geliyor vatman

 
10 kuruştan bir kuruş fazla vermem
İSMAİL HAKKI ERTURAN (Tramvayın son yolcularından)
 
Bir hikaye…
Bir gün taşradan birisi İstanbul’a geliyor. Gelirken sıkı sıkıya tembihliyorlar. ‘Aman’ diyorlar, ‘Orası büyük şehirdir, pazarlık etmeden sakın hiçbir şey alma. Bir de kırk yıllık İstanbulluymuş gibi davran.’ ‘Tamam’ diyor. Bir gün tramvaya biniyor. Biletçi bileti kesiyor, ‘15 kuruş’ diyor. Yolcu, tembihli ya başlıyor pazarlığa. ‘10 kuruştan bir kuruş fazla vermem, ben bugüne bugün İstanbul kaldırımı çiğnemişim’ diyor. O zaman biletçi, dan dan diye vuruyor kampanaya ve tramvayı durduruyor. İndiriyor yolcuyu, ‘sen biraz daha İstanbul kaldırımı çiğne’ diyor.
 

 

Bir biletçinin örnek hareketi

17 Haziran 1957 tarihli Vatan Gazetesi’nin 2. sayfasında şehir haberleri sütununda ‘BİR BİLETÇİNİN ÖRNEK HAREKETİ’ başlıklı bir yazı neşredilmiştir. Yazı aynen şudur:

Dün saat 14 sıralarında Aksaray durağından Taksim-Beyazıt otobüsüne binen yolcular, örnek bir hareketle karşılaşmışlardır. Yolcular arasından Güzel Sanatlar Akademisi talebesi Yılmaz Ertan, bilet almak için biletçiye yaklaşmış, fakat elini cebine attığı zaman kıpkırmızı kesilmiştir. Zira cebinden sadece beş kuru çıkmıştır. Cüzdanını evde unuttuğunu anlayan genç üniversiteli, durumu biraz sıkılarak biletçiye izah etmiş, ilk durakta ineceğini söylemiştir. Fakat 5016 numaralı biletçi bu izahata rağmen yolcuya bir bilet kesmiş ve genç Ertan, şaşkın nazarlarla bilete bakarken 10 tane de 25 kuruşluğu bir kâğıda sarıp, gencin eline vererek: ‘İleride İdareye götürüp ödersiniz’ demiştir. 

Yılmaz Ertan, biletçinin ismini öğrenmek istemişse de buna muvaffak olamamış ve sadece ‘Ehemmiyeti yok efendim’ cevabını almıştır. 

Yukarıdaki yazının çıktığı gün genç bir üniversite talebesi İdaremize müracaat ederek kendisinin Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimari Bölümü öğrencilerinden Yılmaz Ertan olarak tanıtmış ve aynen şunları söylemiştir:‘Dün tramvayda bir biletçimizin çok güzel ve âmme hizmeti ifa edenlere örnek olabilecek bir hareketi ile karşılaştım. İdareye be biletçiye teşekkür etmek için geldim. Aynı zamanda biletçinin bana verdiği bilet ücreti ile 2,5 lirayı da teslim etmek ve mümkün olursa 5016 yaka sayılı biletçiye şahsen teşekkür etmek istiyorum.’

İETT Dergisi – Temmuz 1957, Sayı:10

 

Kamera Şakası

1990 yılında nostaljik tramvayın deneme seferlerini yaparken araca zaman zaman yolcu alıyoruz. Bir gün vatman Seydi Baba ile tam Galatasaray’a gelirken polis el kaldırdı, 

- ‘Duuuuur! ehliyet, ruhsat’ dedi.

- Seydi Baba, ‘Eyvah, ne yapacağız Gündüz Bey?’ diye sordu.

O zaman cep telefonu da yok ki, kimseye haber veremeyiz. Seydi Baba, olayı anlatmaya, cebinden evrakları çıkarmaya çalışıyor. Ben polise şöyle yandan dikkatli bakınca anladım ki Cenk Koray. O zamanlar TRT’de program yapıyor, bunun bir kamera şakası olduğu anlaşılıyor. 

 

 

 

İETT Nostaljik Tramvay