İETT Nostaljik Tramvay
Peyami Safa
Peyami Safa tramvaylarda kadın erkek eşitliğinin ne şekilde işlemesi gerektiğine değiniyor:  
 
Tanıdıklarımdan biri anlatıyordu: “Tramvaylarda ayakta kalan bir kadına yer verir misiniz? Dün, bu sadece bir muaşeret meselesi idi, fakat bugün içtimai bir dava oldu. Kadınların bizim hizamızda bulunduklarını iddia ettikleri bir devirde belki de ceza olarak onları ayakta bırakmak isteyen erkekler çoğalıyor. Ne ise… Benim geçende başıma küçük ve tuhaf bir vaka geldi. Tramvaya bir kadınla bir erkek binmişti..Ayağa kalktım ve kadına yer verdim. Fakat ne dersiniz, kadın bana teşekkür ettikten sonra kocasına döndü: “Sen otur!” dedi ve erkek, tramvay halkının gülüşmeleri arasında, benim yerime geçip oturdu. Şimdi bu kadına kızmak benim hakkım mıdır, değil midir?” Evvela dedim, meseleyi aslına irca edelim. Tramvayda kadına yer vermek lazım mıdır? Eğer bu ikramın saiki ‘zayıfl ara merhamet’ gibi insani bir şey değilse, nedir? Ve eğer böyle ise, niçin her kadın zayıf ve acizdir? Bu davayı umumi çerçevesinden çıkararak ferdiyetinizin şartları içinde düşünmelisiniz. Farz edelim ki orta yaşlı bir insansınız ve bünyece pek sağlam değilsiniz. O gün çok yorulmuşsunuz ve hastalık nöbetini andıran bir kırıklık içinde, tramvayda oturuyorsunuz. Ayakta genç bir kadın var: Uzvi yükünü hissetmeden taşıyacak surette kuvvetli ve dinç vücudundan, dik, şakuli ve gergin kalçalarından, gürbüz ve uzun bacaklarından hayat ve sıhhat akıyor. Bu kadın himayenize muhtaç değildir. Belki aksini istemeye hakkınız var. Sizin gibiler ayakta iken bu hanımlar yerlerini sizlere bırakmalıdırlar. Fakat yorgun ve ihtiyar bir kadına karşı vaziyetiniz aynı değildir. Hemen yerinizi ona verebilirsiniz. Yorgun ve ihtiyar bir erkeğe karşı, keza. Demek himayenize muhtaç insanda aradığınız şey sizin vaziyetinize göre ondaki ihtiyacın derecesidir ve bu ihtiyacın cinsiyetle alakası yoktur: İstirahat arzusu erkek ve kadın dinlemez. Yorgun bacaklar her iki cinste de aynı ıstırabı çekerler. Demek tramvayda yer verme ikramının esası kadına değil, zaafa ve acze hürmettir.
Bu zaaf ve aciz hangi cinste olursa olsun. Zaif bir erkek, her halde, kuvvetli bir kadından ziyade ikramınıza layıktır. Bunun için, verdiğiniz yeri kocasına bırakan hanıma kızmamalısınız, halkın gülüşü de yerinde değildir. Ben o kadının hareketini çok beğendim. Sizin ikramınız, bazen merhametinizden ziyade nazik görünmek ihtiyacından doğabilir. Şahsiyetinizin reklâmına benzeyen bu fedakârlığınızda hasis amiller bulmak da mümkündür; fakat erkeğe yer veren kadının hareketinde samimi bir şefkatten başka tesirler aramak mümkün değildir. Bu sözleri dinleyen tanıdığım bana hak verdi ve biraz düşündükten sonra o erkeğin kadından fazla yorgun göründüğünü hatırladı. Şüphesiz, dedim, kadınların çoğu gezmek için, erkeklerin hemen hepsi çalışmak için sokakta bulunurlar. Tramvayda erkeklerin kadınlardan fazla yorgun bulunmaları ihtimali daha çoktur. Fakat, illaki, tramvaylarda yer vermek ananesini muhafaza etmek ve küçük fedakarlığımızı yalnız kadınlara hasretmek istiyorsak, çaya, randevusuna veya sinemaya giden genç kadınla çalışmaya giden işçi kadını ve hastasına giden yaşlı kadını birbirinden ayırmasını bilelim. Tramvayda yaşlı veya işçi bir kadın ayakta durdu-ğu vakit bütün erkekler kalkıp yerlerini teklif etmelidirler. Eğlencesine giden hanımlara gelince… 
Onlardan da tramvayda oturanları varsa yerlerini yaşlı erkeklere terk etmelerini istemeliyiz. Cinslerin fevkinde adil ve muaşeret bunu emreder.”
 

 

İETT Nostaljik Tramvay